Köşe Yazıları

Türkiye Başardı: Turkovac

Türkiye Başardı: Turkovac

 

Covid-19 ‘un en önemli yönü şüphesiz insan sağlığı üzerinde ki olumsuz etkisidir. Fakat virüsün pandemiye dönüştüğü ilk günden itibaren gördük ki sadece sağlık alanında değil, toplumların tüketim alışkanlıklarından tutun da dünya ekonomisinin gidişatına kadar yüzlerce farklı alanda birçok değişikliğe neden oldu.

Bu konuyla alakalı olarak bizlerin karşısına çıkan diğer bir önemli mesele ise ülkelerin sağlık sistemlerinin gücü ve ar-ge yapabilme yeteneklerinin büyüklüğüdür. Araştırma, geliştirme becerisi virüsle mücadele etmenin yanı sıra pandemiden sonra ki yenidünya düzeninde de güçlü bir ülke olarak yerini almakta önemli bir yere sahip.

Sürecin içerisinde yaşayarak gördük ki ekonomisi güçlü ülkeler virüsle mücadelenin en önemli basamağı olan aşı çalışmalarını diğer ülkelerden çok daha önce başlayıp çok daha önde tamamladılar.

Bu durum da ülkelerinde ki insanların sağlığını korumak ve iyileştirmek kadar, ürettikleri aşıları dünya ülkelerine pazarladıkları için de bir gelir kaynağı haline geldi. Başta Amerika Birleşik Devletleri, Federal Almanya Devleti, Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu olmak üzere ülkeler aşı çalışmaları yarışına girdiler. Tabi ki süreç yine bildik şekilde işledi ve yukarı da ismini saymış olduğum dört ülke ilk aşıları üreterek diğer ülkelere satmaya başladılar.

Biz Türkiye olarak çok say duyulu bir süreç yürüterek, maske mesafe ve temizlik üçlüsünü adeta bir kalkan olarak kullandık ve belirli bir yere kadar mücadeleyi sürdürdük. Fakat bizler biliyorduk ki mesele sadece alınan önlemlerle çözülecek gibi değildi. Virüsten korunmaya ve bulaşı önlemeye dair tüm fiziki önlemlerin yanı sıra ilk aşılarımızı da aşı üreten ülkelerden temin ettik.

Tam da bu aşamada Sağlık Bakanlığımız, Erciyes Üniversitesi ile ortak bir aşı çalışması başlattı ve sonuç ülkemizi aşı yarışında başarılı olan ülkeler sınıfına sokarak sonuçlandı.

Aşı çalışmalarımız Sayın Prof. Dr. Aykut Özdarendeli Hocamız ve ekibi tarafından başlatıldı. İlk olarak SARS-CoV-2’yi izole ederek süreç başlatıldı. Daha sonra faz-1 çalışmalarına geçildi. Bu aşama 44 gönüllü ile tamamlandı. Faz-2 çalışmaları ise 250 kişilik gönüllü bir grupla başarıya ulaştı. Faz-3 çalışmalarına gelindiğinde ise tünelin sonunda ki ışık görüldü ve bu aşamada 846.451 kişi gönüllü oldu. Öte yandan aşının klinik ve klinik sonrası çalışmaları uluslararası düzeye taşındı ve Azerbaycan, Polonya, KKTC, Macaristan, Özbekistan, Pakistan, Kolombiya, Kırgızistan, Paraguay ve Malezya olmak üzere on farklı ülkede yapılan çalışmalarla tamamlandı.

Zorlu ve felaketlerle başlayan Covid-19 pandemi süreci bizlere birçok olumsuz anı ve kötü hatıra bırakmış olsa da, yaşadığımız her şey ülke ve sağlık sistemimiz açısından ders alınması gereken tecrübelerle dolu oldu. Örneğin şunu görmüş olduk; Zannedildiği kadar kötü durumda değiliz. Yavaş ilerliyor olmamız bir sorun olsa da başarabildiğimizi yaşayarak test ettik. Hızlanmamız ve daha iyisini başarabilmemiz için ihtiyacımız olan maddi imkânların neler olduğunu akıl defterimize kaydettik.

İnanıyorum ki ülke olarak gerek dünyada gerekse ulusal çapta yaşayacağımız her türlü olumsuzluğu Covid-19 sürecinden çok daha başarılı bir şekilde atlatacak ve bu kötü süreçlerden her daim güçlenerek çıkacağız.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu