Köşe Yazıları

Gizli Salgın Uykusuzluk

Çağımızda belki de görmezden gelinip üstü örtülen ya da bu durumun bir sorun teşkil
ettiğinin farkında olunmayan ve giderek artan bir sorun uykusuzluk. Genel olarak uykusuzluk olarak adlandırılsa da bu terim aslında içinde “uykuya dalma süresindeki uzunluk, sık sık uyanmak, yetersiz uyku saati, uykudan yorgun kalkmak” gibi farklı şikayetleri de barındırabiliyor. Ve hangisi olursa olsun önlem alınmadığı takdirde kişinin yaşam kalitesini fazlaca etkilemektedir. Uykunun yeterliliği bireysel olarak farklılık gösterse de yetişkinler için uyku saatleri 6 ila 8 saat arasında öngörülmektedir. Çeşitli nedenlerle dönemsel olarak strese veya travmaya bağlı olarak uykusuzluklar olabilir ve bu durum geçici bir süre devam edebilir.
Fakat bu durum bir ay veya daha uzun süre devam ettiğinde kişilerin doktora başvurmaları
önerilmektedir ki altta yatan patoloji bilinsin ve bu durum tedavi edilsin.
Bununla beraber bir sağlık profesyoneli, bir eczacı olarak yapabileceklerimiz oldukça fazla.
Şikayetleri olan kişinin yatak odasının, karanlık ve serin olduğundan emin olmak, yatmadan
en az bir saat önce tüm ekranları kapatmak ki bu melatonin denen uyku hormonumuzun
salgılanmasını arttıracaktır. Kafein ve Alkol tüketimini sınırlandırıp fazla sıvı içmemek gibi
basit hayat değişikliklerinin yanında kullanabileceği etken madde ve preparatlar da
bulunmaktadır.
Uyku hormonu olarak da bilinen melatonin serotoninden sentezlenir. Bununla alakalı olarak
da kullanılanabilecek etken maddeler de yine bu yolak üstünde olan direk melatonin ya da
seratoninin öncü maddesi olan 5-HTP’dir. Melatoninin türkiyede ruhsatlı tek preparatı vardır
ve vücut ağırlığına göre 3-6 mg kullanılabilmektedir. Aslında duygu –durum bozukluğu için
kullanılan ancak dolaylı yoldan melatonine de katkısı olan 5-HTP nin hem tek başına hem de kombinasyonlarla günde 50-300 mg arasında kullanımı uygundur.
Melisa otu GABA’yı bozan enzimi inhibe ettiği bulunmuştur. Bu, uyku arttırıcı ve kaygı
azaltıcı bir etkiyi desteklemek için GABA seviyelerini yüksek tutar.Özellikle besin apigeni,
uykuyu daha da ilerletmek için ek mekanizmalar ile etki edebilmektedir.  Apigenin, beynin
uyanıklık merkezlerinde yapılan, uyanıklığı teşvik eden bir bileşiktir.
Son yıllarda yapılan araştırmalarda uykusuzluk çekenlerde D vitamini eksikliği, D vitamini
eksikliği olanlarda uykusuzluğun sık görüldüğü göze çarpmaktadır.
Oral kullanımı olan tüm bunların yanında yurt dışında içinde şerbetçi otu ve lavanta olan uyku yastıkları da satılmaktadır. Yine lavantanın difizör ile dumanının solunması da uyku için rahatlatıcıdır.
Papatya, sarı kantaron, kediotu, şerbetçiotu gibi bitkiler kapsül ya da tablet olmanın yanı sıra çayı içilerek de kullanılabilir. Yalnız bu bitki çaylarını, uyku ilaçları ile birlikte kullanmaktan kaçınılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki hiçbir şey zararsız değildir. Bir hekim-eczacı gözetiminde probleme
yönelik olarak ve belli bir doz çerçevesinde kullanıldığunda şifaya eriştirir.

Ecz.Şahin ALTINTAŞ

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu