Köşe Yazıları

BİR DİĞER YÖNÜYLE YÜRÜMEK

Yürümek bazen hekim tavsiyesiyle hayatımızın içerisinde yapmaya çalıştığımız zorlu bir aktivite bazen ise hayatın stresinden kargaşasından kaçış için yapılan bir eylem haline geliyor.

İnsanoğlunun yaratılışından itibaren, temel olarak bir yerden başka bir yere, konuma varmak için gerçekleştirdiğimiz yürümek eylemi, hiçbir zaman tek bir amaç veya gaye için yapılmamıştır. Vücut kaslarımızı ve iskeletimizi kullanarak gerçekleştirdiğimiz bu fiziki yolculuk eş zamanlı olarak bizi zihnen ve ruhen de bir yolculuğa çıkartır. Hal böyle olunca biyolojik olarak bizlere yarar sağlayan bu faaliyet birçok şey ifade eder hale geliyor.

İnsan sessiz ve sakin bir yürüyüşte kendini çok daha iyi dinler. Özüyle olan bağını güçlendirir ve hayata dair birçok noktada kendini anlama, sorgulama ve dinleme fırsatı elde eder. Bu yürüyüşlerde insan her şeyden önce düşünmek fırsatı elde eder. Bizler bugünün dünyasında hep bir kaostan kargaşa ve hızdan şikâyet ediyoruz. Bu hız hayatın olağan akışına sanki ters gibi geliyor bizlere. Düşünmeye dinlenmeye ve ruhu dinlendirmeye fırsat bulamamaktan şikâyet ediyoruz. Öte yandan bir köy yerinde internet ve sosyallikten uzak kaldığımızda ise geçmişi bir arama ve öykünme oluyor. Peki hangisini istiyoruz biz? Aslında ikisi de bizim için olağan değil. Şehir hayatına ve iş temposuna alışmış birisi için hayatın belli bir aşamasından sonra bir anda köy yerinde inzivaya çekinmek doğru olmayabiliyor. İnsan hemen başlıyor şikâyete, düşünmekten bunalıyorum, kendimi dinledikçe sorunları büyütüyorum ve kendime bir uğraş bulamıyorum diyoruz. Öte yandan şehrin tüm kaosuna yıllarca aralıksız katlanmada hayatın renklerini, güzelliklerini görmemizi engelliyor.

Tam bu zamanda yürümek imdadımıza yetişiyor. Bütün şehir uykuda iken sabahın ilk ışıklarıyla yeni günü sessiz bir yürüyüşle karşılamak. İşte bu tam da ruhu dinlendirecek bir eylem. Kapalı mekânlarda, bilgisayar başında ve sıkışan trafikte geçirdiğimiz her zaman aslında ruhumuzdan bir şeyler koparıyor. Üstelik hem ruhen hem de vakit olarak telafisi olmayan bir zarara uğruyoruz.

Nispeten küçük şehirlerde yaşayanlar bir yerden bir yere yürüyerek gidip geldikleri için şanlı kimseler. Onlar hem zaman tasarrufu sağlarken hem de bu çağdaş (!) hayatın ruhlarında açtığı yaraları yürüyerek telafi edebiliyorlar.

Yürümek fiziksel aktivitenizi artıracağın için kan dolaşımını hızlandırır, hücreleri daha çok çalıştırır böylece ruhunuza birçok faydası olacaktır. Örneğin hayatınıza olan bakışınız daha heyecanlı olacaktır. Öte yandan birçok başarılı iş insanının ortak noktalarından birisi girişimlerini yürürken ve faaliyet haline iken düşündükleridir.

Başarılı birçok yazar ve münevver kimselerinde çok yürüdüğü ve yürümekle duygularının çoğu zaman pozitif etkilendiğini ifade etmişlerdir.

Tam burada bir yanlışı da düzeltmek istiyorum. Büyük şehirlerde hava kirliliği olduğu için birçok insan yürümekten kaçmaktadır. Elbette hava ve çevre kirliliği insanlığın bugün geldiği noktada en büyük sorunlarından birisidir fakat yürümek tüm bu olumsuzlara rağmen size iyi gelecektir. Sizler yağmurlu havada veya kar lapa lapa yağarken, bulunduğunuz şehirde hava kirliliği mevcut bile olsa yürüyün.

Öncelikle kendi sorunlarınıza çözüm bulacaksınız, böylece hayatınızda daha doğru kararlar vereceksiniz.

Öte yandan kim bilir belki fırsat bulursanız insanlığın içerisinde bulunduğu sayısız sorunlardan bir tanesini samimi bir şekilde dert edinir ve onun üzerine çareler düşünürsünüz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu